Hızlı Konu Açma

Hızlı Konu Açmak için tıklayınız.

Son Mesajlar

Konulardaki Son Mesajlar

Reklam

Forumda Reklam Vermek İçin Bize Ulaşın

"Meclis'i Toplamak Teröre Teslimiyettir"

Tusunami

Fahri Üye
Fahri Üye
Galatasaray
Katılım
28 Temmuz 2013
Mesajlar
47
Tepkime puanı
9
Puanları
0
Konum
Universe
Web sitesi
www.twitter.com
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ak Parti İstanbul İl Başkanlığı'nın iftarında son günlerde artan terör saldırılarını ve komşu ülkelerdeki durumu değerlendirirken yine ana muhalefete ve Meclis'in toplanması talebine sert tepki gösterdi. Erdoğan, Meclis'i olağanüstü toplantıya çağıran CHP'yi, 'terörün ekmeğine yağ sürmek'le suçladı, Meclis'in toplanması içinse 'teröre teslimiyettir, izin vermeyiz" şeklinde konuştu.



İşte Erdoğan'ın o konuşmasından bölümler:



"TERÖRÜN SİYASETİ ŞEKİLLENDİRMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ"



Terörün, Türkiye Büyük Millet Meclisi içinde hem de ana muhalefet partisi nezdinde Türkiye'de siyaseti şekillendirmesine asla izin vermeyeceğiz. Bakın bu çok bayat bir senaryodur... 30 yıl boyunca terör, Türkiye'de siyaseti şekillendirme gayesi içinde olmuştur ve bunu da geçmişte kısmen başarmıştır. Terör, hükümetleri yıpratmak için bir araç olarak kullanıldı, kullanılmaya devam ediyor. Bugün de terörü bu şekilde, siyaseti dizayn etmek, hükümeti yıpratmak için bir araç olarak kullanmak isteyenler var. Ne yazık ki geçmişte muhalefet partileri bu tuzağa nasıl düştülerse bugün de aynı şekilde düşüyorlar.



"MECLİS'İ TOPLAMAK, TERÖRE TESLİM OLMAKTIR"



İspanya'ya, İngiltere'ye bakıyorsunuz, orada muhalefet partilerinin terör örgütlerine karşı iktidarla birlikte hareket ettiğini şahit oluyorsunuz. Bizde tam aksine; muhalefet, terör örgütüne nasıl destek olurum, gayreti içine giriyor. Ana muhalefet partisi CHP'nin, 14 Ağustos'ta Meclis'i olağanüstü toplama girişimi, tam bir basiretsizlik örneği olduğu kadar aynı zamanda teröre de bir teslimiyettir.



"BUNU BÖYLE BİLİN!"



Bugüne kadar terör örgütü Güneydoğu'da vur-kaç taktiğiyle hareket etti. Son zamanlarda alan hakimiyeti kurma gayretiyle bazı adımlar atma hülyasına girdi. Ne oldu; orada yapılan kısa bir operasyonla alan hakimiyeti kuracağını zanneden bölücü terör örgütü mensupları, büyük kayıplarla oraları terk etmek durumunda kaldı. O da Şemdinli ilçesi. Ama bunu dahi saptırmak isteyenler oldu. Ben Şemdinli'ye iki kez gittim. Şemdinli'de o bombalanan yerleri TOKİ ile gidip biz ihya ettik. Orada malum bir kitapevi olayı vardı; bizzat oraları da gezdim. Aynı yerde olayların hassas olduğu bir dönemde okuldan bir masa aldım üzerine çıktım oradaki 40-50 kişiye hitap ettim. Biz ülkemizin bir metrekare toprağını dahi bu bölücü terör örgütü mensuplarına asla terk etmeyiz. Bunu böyle bilin!



"SURİYE'DEKİ OLAYLARLA TÜRKİYE'DE YAŞANANLAR BİREBİR BAĞLANTILI"



Hiçbir konuda hiçbir politikası olmayan CHP, böyle anlık tepkiler vererek terörün ekmeğine yağ sürmektedir. Suriye'de yaşanan olaylarla Türkiye'de son günlerde yaşanan bazı olaylar arasında birebir bağlantı bulunuyor. Bu bağlantıyı milletimin çok iyi görmesini, çok iyi analiz etmesini özellikle rica ediyorum. Suriye'de çok ağır bir zulüm hüküm sürerken Türkiye'de terör eylemleri tırmanışa geçiyor. Bir mezhep gerilimi devreye sokulmak isteniyor. Provokasyonlarla, kirli tahriklerle şehirlerimizde, mahallelerimizde bir gerilim havası oluşturulmak isteniyor. Bunlarla eş zamanlı olarak hükümetimize, partimize, huzura, istikrara yönelik ulusal ve uluslararası bir kampanya yürütülüyor.



"SURİYE'NİN ELEKTRİĞİNİ, SUYUNU KESMEYECEĞİZ"



Ana muhalefet partisi eliyle, ona yakın bazı medya kuruluşları eliyle, yurtdışında kotarılan bir kara kampanya, Türkiye'de uygulanmak isteniyor. Şunu herkesin bilmesini istiyorum: Biz Suriye'deki olaylara hiçbir zaman mezhep penceresinden bakmadık. Sadece ve sadece insaniyet penceresinden, vicdan penceresinden bakıyoruz. Bize bazen mesajlar geliyor, mektuplar vesaire. Suriye'nin suyunu kesin, elektrik enerjisini kesin. Bakanlar Kurulu'nda arkadaşlarıma söyledim: Su meselesi, insani bir meseledir, elektrik meselesi, insani meseledir. Biz bu konuda asla olumsuz bir yaklaşım içinde olamayız. Başkaları bunu yapabilir ama biz yapamayız. Bizim değerlerimiz, dinimiz buna müsaade etmez.



"O MEDYA PATRONUNA YAZIKLAR OLSUN!"



Şehitlerimizin defnedildiği bir yer; biz oralara gitmekle mükellefiz. O bizim için bir hedeftir. Biz buna zorunluyuz, biz buna sorumluyuz. Birinci Dünya Savaşı'nın ardından bizim yüzlerce kardeşimiz, esir olarak Myanmar'a götürüldü ve birçoğu orada şehit olarak Myanmar topraklarına defnedildi. Oradaki şehitliğimizi TİKA eliyle ihya edeceğiz.



Birileri köşesinde yazıyor, 'Dışişleri Bakanın Myanmar'da ne işi var? Başbakanın hanımının, kızının gidişini anlıyorum da bakan niye gidiyor?' Ben buradan o medya patronuna yazıklar olsun diyorum. Bu adamları köşe yazarı olarak nasıl tutuyorsun? Yani bu tür hedefi olmayan, aşkı, heyecanı olmayan insanların eline kalem vermişsin, köşe teslim etmişsin; ne olur? Bunlar bu millete yabancı, bu milletin tarihine yabancı. Bu milletin derdiyle dertlenen kalemler değil bunlar. Şehitlerimizin gittiği yerlere gittiğimiz gibi kardeşlerimizin, dostlarımızın, ihtiyaç sahiplerinin bulunduğu her yere de gideriz, gideceğiz.



MAKEDONYA CUMHURBAŞKANI VE EŞİ, ONUR KONUĞUYDU



İftar yemeğinin onur konuğu; Makedonya Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Gjeorge Ivanov ve eşi Maja Ivanov oldu. İftara; Başbakan'ın eşi Emine Erdoğan, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Ak Parti milletvekilleri Nimet Baş, Hakan Şükür, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Türkiye Ermenileri Patrik Genel Vekili Başpiskopos Aram Ateşyan, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Süryani-Katolik Cemaati lideri Yusuf Sağ, sanatçı İbrahim Tatlıses ile eşi Ayşegül Yıldız, işadamı Ali Ağaoğlu, Erol Evcil'in de aralarında bulunduğu, siyaset, iş, sanat, medya dünyasından 3 binden fazla davetli katıldı.
 

Users Who Are Viewing This Konu (Users: 0, Guests: 1)

Üst