- Katılım
- 2 Ocak 2013
- Mesajlar
- 24,068
- Tepkime puanı
- 12
- Puanları
- 199
- Konum
- America
- Web sitesi
- www.metin2tr.net
Guglielmo Marconi, 25 Nisan 1874 yılında Bologna'da dünyaya geldi. Babası İtalyan, annesi İrlanda asıllıydı. Varlıklı bir ailenin oğlu olan Gugliemo, Floransa'da ve Bologna'da iyi bir eğitim gördü. Çocukluğundan beri fizik ve elektriğe ilgi duyuyordu. Bu yüzden, Maxvell ve Rudolf Hertz'in bugün telsiz dalgaları olarak bilinen elektrik dalgalarının gerçekliğini ve özelliklerini kanıtlayan deneylerinden çok etkilendi. Daha on beş yaşında olmasına rağmen bu teorileri insanlığın haberleşmesinde kullanılır hale getirmeyi kafasına koymuştu.
Genç adam, 1895 yılında babasının Pontecchio'daki yazlık evinde çalışmalara başladı. Albay Crawley, Marconi'nin çalıştığı kaba araçları anlatırken şöyle diyordu:
''Onun ileticisi, çok taraflı bir kıvılcım siperi, bir endikasyon bobini ve bir mors anahtarından oluşmuştu. Reseptörü ise Branly'nin kullandığı bir dalga reseptöründen meydana gelmişti. Kömürler bir elektrik zilinin çekiciliğinden gelen darbelerle nötralize oluyordu. İç devre ise Popof'un kullandığı gibi bir kesici ile kapatılıyordu. Bununla birlikte kullanılan bütün araçlarda Marconi pek çok değişiklikler yapmıştı. Bu ilk çalışmalarının sonuna doğru genç adam kıvılcım siperinin bir ucunu antene, bir ucunu toprağa vererek yepyeni bir şey çıkardı ortaya. Telsizle haberleşmenin ilk pratik sistemi işte böylece doğdu.''
Genç adam, 1895 yılında babasının Pontecchio'daki yazlık evinde çalışmalara başladı. Albay Crawley, Marconi'nin çalıştığı kaba araçları anlatırken şöyle diyordu:
''Onun ileticisi, çok taraflı bir kıvılcım siperi, bir endikasyon bobini ve bir mors anahtarından oluşmuştu. Reseptörü ise Branly'nin kullandığı bir dalga reseptöründen meydana gelmişti. Kömürler bir elektrik zilinin çekiciliğinden gelen darbelerle nötralize oluyordu. İç devre ise Popof'un kullandığı gibi bir kesici ile kapatılıyordu. Bununla birlikte kullanılan bütün araçlarda Marconi pek çok değişiklikler yapmıştı. Bu ilk çalışmalarının sonuna doğru genç adam kıvılcım siperinin bir ucunu antene, bir ucunu toprağa vererek yepyeni bir şey çıkardı ortaya. Telsizle haberleşmenin ilk pratik sistemi işte böylece doğdu.''